Bazen tek bir fotoğraf, yıllar boyunca alınan yolu yeniden hatırlatır. Ankara'da sahada çekilen eski bir kare de bana nereden başladığımı, neleri öğrendiğimi ve bugün nasıl bir yönetici olmaya çalıştığımı yeniden düşündürdü.

Bir fotoğrafın hatırlattığı başlangıç
10 Nisan 2014 tarihinde paylaştığım bu kare, Ankara Yenimahalle'de gerçekleştirdiğimiz saha ziyaretlerinden biriydi. Ürünlerimize raflarda yer açmaya, sipariş almaya ve müşterinin güvenini kazanmaya çalışıyorduk. O sırada satış şefi olarak görev yapıyordum; fakat bu işe çok daha önce reyon görevlisi ve satış temsilcisi olarak başlamıştım. Günün planını ve verdiğimiz sözleri unutmamak, işimizin en önemli parçalarındandı.
Satış önce insanla başlar
Sahada öğrendiğim ilk büyük ders şuydu: Bir rafta yer kazanmak, yalnızca ürün anlatmakla mümkün olmuyor. Esnafı dinlemek, mağazanın gerçekliğini anlamak, verdiğiniz sözü tutmak ve bir sonraki ziyaretinizde aynı güveni korumak gerekiyor. Kalıcı satış, baskıyla alınan tek bir siparişten değil; karşılıklı güvenle kurulan uzun vadeli ilişkiden doğuyor.
Her ziyaret bir yönetim dersi oldu
Köy bakkalından yerel zincire, bayi deposundan bölge toplantısına kadar her temas bana başka bir bakış açısı kazandırdı. Bir noktada stok sorunu, başka bir noktada rota, görünürlük ya da iletişim eksikliği öne çıkıyordu. Bu farklılıklar bana tek bir reçeteyle yönetim yapılamayacağını; iyi liderliğin önce doğru soruyu sormakla başladığını gösterdi.
Sahadan yönetime taşınan disiplin
Görevlerim ve sorumluluk alanım büyüdükçe sahada edindiğim alışkanlıklar daha da değerli hâle geldi: hazırlıklı gitmek, rakamla gerçeği birlikte okumak, ekibi dinlemek ve sonucu sonuna kadar takip etmek. Bölge yönetiminde karar verirken yalnızca rapora değil, o rakamı üreten insanlara, müşterilere ve koşullara da bakmayı hiç bırakmadım.
Unvan değişir, temel değişmez
Reyon görevliliğinden mağaza yönetimine, satış temsilciliğinden satış şefliğine, bayi ve bölge yönetimine uzanan yolculukta unvanlar değişti. Değişmeyen ise çalışmanın özü oldu: emeğe saygı duymak, sahadan kopmamak ve insanı merkeze almak. Bugün bir ekibe yön verirken, ilk yıllarımda kapısını çaldığım her müşteriden öğrendiklerimi yanımda taşıyorum.
Her raf, her dükkân ve her müşteri bu yolculukta bana bir şey kattı. Emekle, sabırla ve inançla ilerlenen hiçbir yol boşa çıkmıyor.
Bu hikâyenin kısa hâli LinkedIn'de 141.119 gösterim, 1.046 tepki ve 17 yorumla karşılık buldu. Bence bu ilgi, başarıdan çok emeğin ve sahadan gelen gerçek hikâyelerin insanlarda karşılık bulduğunu gösteriyor.
Sahadan gelen deneyimleri paylaşmaya devam edeceğim.
Benimle iletişime geç →