Saha satış yönetiminde raporlar önemlidir. Fakat rapor bize çoğu zaman yalnızca sonucu verir. O sonucun neden ortaya çıktığını anlamanın yolu ise sahadan geçer.

Rut, bir güzergâhtan daha fazlasıdır
Ben bunu satış şefliği dönemimde, araç üstü satış ekipleriyle çıktığım rutlarda öğrendim. Rut, diğer adıyla satış rotası; ekibin gün boyunca ziyaret edeceği müşterileri ve izleyeceği güzergâhı belirleyen saha planıdır. Ancak benim için rut, harita üzerindeki müşteri sıralamasından çok daha fazlasıydı. Sabah araç yüklemesinden gün sonu hesabına; raf düzeninden tahsilata, müşteri ilişkisinden plasiyerin gelişimine kadar bütün operasyonu aynı yerde görme imkânıydı.
Rekor Gıda / Yıldız Holding döneminde Ankara, Kırıkkale, Çankırı ve Kırşehir’de dört bayi, 24 plasiyer ve dört merchandiserdan oluşan yapının sorumluluğunu taşıyordum. Bu ölçekte satış ekibi yönetimini yalnızca masa başında, telefonla veya rapor üzerinden yürütmek mümkün değildi.
Bir rut aslında sabah araç yüklemesinde başlar
Araç üstü satışta günün ilk önemli kararı, araç hareket etmeden verilir. Hangi ürün ne kadar yüklendi? Rut üzerindeki müşterilerin satış potansiyeli düşünüldü mü? Kampanyalı ürünler, hızlı dönen ürünler ve bölgesel ihtiyaçlar doğru değerlendirildi mi?
Fazla ürün iade ve stok baskısı oluşturur; eksik ürün ise müşterinin ihtiyacını karşılayamamak ve satış fırsatını kaybetmek demektir. Bu nedenle yükleme, lojistik bir ayrıntı değil, günün ilk satış kararıdır. Satış şefinin görevi yalnızca “yükleme tamam mı?” diye sormak değil; yükün rutla, müşteri yapısıyla ve hedeflerle uyumlu olup olmadığını anlamaktır.
Rapor sonucu gösterir, rut nedenini gösterir
Bir müşterinin siparişinin düşmesinin birçok nedeni olabilir. Ziyaret aksıyor, ürünün raftaki önü daralıyor, fiyat etiketi eksiliyor veya ürün görünürlüğünü kaybediyor olabilir. Müşterinin eski bakiyesi nedeniyle yeni sipariş oluşmamış ya da rakip daha güçlü bir teşhir kurmuş olabilir. Bunların hiçbiri yalnızca toplam satış rakamına bakılarak tam olarak görülemez.
Rutlarda mağazaya veya bakkala girdiğimde raflardaki ürünleri düzeltir, son kullanma tarihlerini kontrol eder, eksikleri belirler ve ürünlerimizin raftaki ön yüzünü genişletme imkânına bakardım. Fiyat etiketlerini, rakip ürünleri ve fiyatlarını, iadeleri, hasarlı ürünleri ve depo stoklarını kontrol ederdim. Uygun olan yerde yeni sipariş oluşturur; kasa önü veya ikinci teşhir gibi ek görünürlük fırsatlarını değerlendirirdim.
Çünkü ürünün araçtan inmesi satışın tamamlandığı anlamına gelmez. Doğru ürünün doğru müşteriye, doğru miktarda ve doğru görünürlükle ulaşması gerekir.
Cari hesabı görmeden satışın tamamını göremezsiniz
Sahada satış ile tahsilatı birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Müşterinin eski bakiyesi varsa tahsilatını takip eder, hesap hareketlerinde veya bakiyede farklılık bulunuyorsa müşteriyle mutabakat sağlardık. Bir taraftan yeni sipariş konuşurken diğer taraftan cari hesabın sağlıklı ilerlemesini korumak gerekiyordu.
Tahsilat, iade, stok, sipariş ve rut disiplini aynı zincirin parçalarıdır. Zincirin bir halkasındaki aksama, kısa süre sonra diğer alanlara da yansır. İyi bir saha yöneticisi yalnızca satış hedefini değil, operasyonun tamamını birlikte yönetir.
Rut, yalnızca satış yapılan değil, satışçı yetiştirilen yerdir.
Ruta çıkmak, plasiyerin yerine satış yapmak değildir
Bir satış şefinin ekibiyle ruta çıkmasının amacı, plasiyerin işini elinden almak veya bütün görüşmeleri onun yerine yapmak değildir. Amaç; çalışanını gerçek işin içinde gözlemlemek, güçlü yönlerini görmek ve gelişmesi gereken noktaları doğru zamanda konuşmaktır.
Plasiyerin müşteriyi nasıl karşıladığını, hangi soruları sorduğunu, itirazları nasıl yönettiğini ve siparişi nasıl kapattığını gözlemlerdim. Her müşteri ziyaretinin ardından kısa bir değerlendirme yapardık: Neyi doğru yaptık? Nerede zorlandık? Ne yapmalıydık? Bir sonraki ziyarette neyi daha iyi yapabiliriz?
Bir hata varsa doğrudan nerede olduğunu konuşurdum. Ancak uyarmak benim için kızmak veya bağırmak değildi. İnsanlar korkuyla bir süre işi yapabilir; fakat gelişmeleri için hatanın nedenini anlamaları gerekir. İyi bir saha yöneticisi hatayı yalnızca göstermez, çalışanına o hatayı bir daha yapmamasını sağlayacak bakış açısını kazandırır.
Her müşteriye aynı yöntemle yaklaşılmaz
Sahada her müşteri aynı değildir. Bazı müşteriler daha sakin, bazıları daha talepkâr, bazıları ise geçmişte yaşanan bir sorun nedeniyle mesafeli olabilir. Zaman zaman bir plasiyerin iletişim sorunu yaşadığı ve bu nedenle ziyaretini aksattığı müşterilerle de karşılaşırdık. Bazen eksik plasiyerdeydi, bazen de müşteri gerçekten zor ve ısrarcıydı.
Böyle durumlarda amacım kimin haklı olduğunu müşterinin önünde tartışmak değildi. Mağazaya girmeden önce plasiyerle görüşür, “Sen biraz geri planda kal, görüşmeyi ben yürüteceğim” derdim. Müşteriyi dinler, şikâyetini anlamaya çalışır ve “Konuyu ekibimle değerlendireceğim, gerekli düzenlemeyi yapacağım. Benzer bir durum yaşarsanız doğrudan benimle iletişime geçebilirsiniz” diyerek telefon numaramı verirdim. İlişkiyi yeniden kurar ve çoğu zaman görüşmeyi satışla tamamlardık.
Buradaki denge çok önemlidir: Müşterinin önünde çalışanını küçük düşürmeden müşteriyi kazanmak; görüşme sonrasında da hatayı görmezden gelmeden çalışanını geliştirmek gerekir.

Esnafı dinlemeden bölgeyi okuyamazsınız
Bakkal veya esnaf yalnızca sipariş veren müşteri değildir. Mahallesini, tüketicinin alışkanlıklarını, hangi ürünün neden hareket ettiğini ve hangi uygulamanın sahada karşılık bulmadığını en yakından gören kişidir.
Esnafla kurulan güvene dayalı ilişki, raporlarda görünmeyen birçok bilgiyi ortaya çıkarır. Ürün neden rafta kalıyor? Hangi fiyat aralığı müşteriye yüksek geliyor? Hangi günlerde trafik artıyor? Rakip hangi uygulamayla öne çıkıyor? Bu soruların gerçek cevapları çoğu zaman ofiste değil, dükkânın içinde bulunur.
Hedef kadar güveni de yönetmek gerekir
Satış yöneticisinin sorumluluğu hedefi tutturmakla bitmez. Ekibin motivasyonunu, müşterinin güvenini ve bayinin operasyon disiplinini aynı anda korumak gerekir.
Sahaya yalnızca hata bulmak için çıkan yönetici ekipte baskı oluşturur. Sorunu anlamak, çözüm üretmek ve çalışanını geliştirmek için çıkan yönetici ise güven oluşturur. Yöneticinin sahadaki varlığı kontrol duygusu değil, güven üretmelidir.
Rutun içinde olmayan, gerçeğin bir bölümünü kaçırır
Bugün geriye baktığımda, satış yöneticiliği anlayışımı en çok şekillendiren yerlerin toplantı odaları değil, ekiple birlikte çıktığım rutlar olduğunu görüyorum. Araç yüklemesinden raf düzenine, cari hesaptan müşteri itirazına, plasiyerin gelişiminden gün sonu hesabına kadar her ayrıntı aynı bütünün parçasıydı.
Raporlar elbette gereklidir. Fakat bir yönetici yalnızca rapora bakarsa sonucu görür; rutun içine girerse o sonucun nedenini anlar. Çünkü rutun içinde olmadan sahayı, müşteriyi ve ekibi gerçek anlamda yönetemezsiniz.
Saha liderliği üzerine diğer deneyimlerim için 20 Yılda Öğrendiğim 7 Satış Dersi yazısını; kariyerimin ilk dönemleri için Tozlu Raflardan Bölge Müdürlüğüne yazısını okuyabilirsiniz.
Sahadan gelen deneyimleri paylaşmaya devam edeceğim.
Benimle iletişime geç →